Metin
İçimde ona karşı tarifi imkansız bir şefkat vardı. Yatağında nasıl uzandığını, nasıl ağır ağır nefes aldığını, saçlarının yastığa nasıl serildiğini tasavvur ediyor ve hayatta bu manzarayı görmekten daha büyük bir saadet olamayacağını düşünüyordum.
(Kaynak: kardankiz)
via Kedidir Kedi.
Alıntı
Bu akşam tek başıma uzun bir yol yürüdüm. Çoğunlukla başkaları ile yürürüm veya yatarım. Bu akşam tek oldu. Tanrım, keşke burada olsaydınız. Burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. O kadar kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki burada olduğunu. Hayır hayali değil, istediğim anda size dokunabileceğim şekilde buradasınız, yanımdasınız .
— Franz Kafka / Milena’ya Mektuplar
(Kaynak: cigdemaygun)
Metin
Yavaş yavaş yaklaşıyor,günler geçiyor yaza az bir vakit kalıyor
Ben hiç sevmem ki yazı,hemde hiç.kötü şeyler anımsatır bana.Yaşanmışlıklar var.Korkuyorum tekrar yaşamaktan aynılarını.Cevapsız yeni soruların olmasından.Gözümü kapatayım ve açayım bitmiş olsun yaz.Gelmesin hiç,olmasın o aylar.
Gücüm yok benim,kaldıramam.
Fotoğraf
onu kollarımın arasına alır almaz hissettiğim huzuru nasıl anlatmalı? kalabalığın kafamın içinde dur durak bilmeden dolanan uğultusu, orkestranın tangırtısı ve şehrin iniltisi sandığım amansız gürültü, ondan uzak olmanın huzursuzluğuymuş yalnızca. gözyaşları ancak tek bir kişinin kucağında dinen bebeklere olduğu gibi, içimi derin, yumuşacık ve kadifemsi bir mutluluk sessizliği sarmıştı.
masumiyet müzesi
(Kaynak: mervelicious)
via fiyonklu papatya.



